Genel Bilgiler

Harita

Genel Tanıtım

Oda Seçin

Tur Programı

Tur Programını Yazdır
  • 1. Gün
    İZMİR-ADANA-HALFETİ-ŞANLIURFA

     04:40 İzmir Adnan Menderes Havalimanı buluşma
     06:40 İzmir → Adana uçuşu

    Sabahın erken saatlerinde başlayan İzmir çıkışlı uçaklı GAP turu, daha uçakta iken bile coğrafya değişiminin hissedildiği özel bir yolculuktur. Adana’ya inişimizle birlikte kısa bir kahvaltı molası alıyor ve rehberimizin anlatımıyla güne başlıyoruz.
    İlk durağımız, Seyhan Nehri üzerinde yer alan Taş Köprü oluyor. Roma döneminden günümüze ulaşan bu yapı, Adana’nın en eski simgelerinden biridir. Ardından ziyaret ettiğimiz Sabancı Merkez Camii, sadece mimarisiyle değil, sembolik detaylarıyla da dikkat çeker; 6 minaresi ve iç tasarımındaki sayı sembolleriyle Türkiye’nin en özel camilerinden biridir.

    Adana’dan ayrılırken artık Güneydoğu’nun ruhu yavaş yavaş kendini hissettirmeye başlar.

    HALFETİ – SAKLI ŞEHİR TEKNE TURU

    Halfeti tekne turu (ekstra) ile Fırat Nehri üzerinde ilerlerken, Birecik Barajı sonrası sular altında kalan eski yerleşimleri görüyoruz. Tekne turunda Rumkale, Kral Kızı Mağarası ve Savaşan Köyü Camii & Minare panoramik olarak izleniyor.

    Burada rehberin anlattığı en etkileyici detaylardan biri şudur:
    “Halfeti bir manzara değil, suyun altında kalan bir hayat hikâyesidir.”

    Halfeti’den ayrılarak Şanlıurfa’ya doğru hareket ediyoruz.

     ŞANLIURFA – BALIKLIGÖL VE PEYGAMBERLER ŞEHRİ
    Şanlıurfa’ya vardığımızda şehir bizi mistik bir atmosferle karşılıyor. Göreceğimiz yerler arasında Balıklıgöl (Halil-ür Rahman Gölü) Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer olarak bilinir ve kutsal kabul edilir., Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer,  Rızvaniye Medresesi ve Hz. İbrahim’in doğduğu mağara yer alıyor.  Hemen yanında bulunan Aynzeliha Gölü, efsaneye göre Nemrut’un kızının gözyaşlarından oluşmuştur.

    Burada rehberimiz şunu özellikle vurgular:
    “Urfa’da gezilen yer değil, hissedilen bir inanç vardır.”

    Akşam otel konaklama ve dileyen misafirlerle akşam yemekli sıra gecesi (ekstra) deneyimi.

    Rehberden Not:
    Şanlıurfa’da dileyen misafirlerimizle katıldığımız sıra gecesi, bölgenin en güçlü kültürel geleneklerinden biridir. Akşam yemeği eşliğinde başlayan bu programda önce Urfa mutfağının yerel tatları sunulur, ardından saz ve türkü eşliğinde yavaş yavaş ortamın ritmi değişir. Rehberinizin de aktardığı gibi sıra gecesi aslında sadece bir eğlence değil, geçmişte dostların bir araya gelip sohbet ettiği, kültürün nesilden nesile aktarıldığı bir buluşma geleneğidir. Bu gecede Urfa’ya özgü müzikleri dinlerken hem bölgenin kültürünü daha yakından tanır hem de keyifli ve sıcak bir akşam geçirirsiniz.

    Konaklama: Şanlıurfa

     
  • 2. Gün
    ŞANLIURFA-GÖBEKLİTEPE-DİYARBAKIR-MİDYAT

    Sabah kahvaltısının ardından, insanlık tarihine dair tüm bilinenleri değiştiren Göbeklitepe’ye hareket ediyoruz. 12 bin yıl öncesine tarihlenen bu eşsiz arkeolojik alan, yalnızca bir kazı bölgesi değil; insanlığın ilk inanç merkezi olarak kabul ediliyor. T biçimli dev taş sütunlar üzerinde yer alan hayvan figürleri, avcı-toplayıcı toplulukların sembolik dünyasına ışık tutuyor. Rehberimizin anlatımıyla burada, tarihin en eski “tapınma alanı” kavramının nasıl doğduğunu yerinde hissediyoruz.

    Göbeklitepe ziyaretimizin ardından yönümüzü Diyarbakır’a çeviriyoruz. Şehre girişimizle birlikte Dicle Nehri’nin kıyısında yer alan On Gözlü Köprü ve UNESCO mirası Hevsel Bahçeleri panoramik olarak bizleri karşılıyor. Bu alanlar, binlerce yıldır Mezopotamya’nın yaşam damarını oluşturan en önemli doğal ve tarihi bölgeler arasında yer alıyor.
    Daha sonra Diyarbakır surlarının en etkileyici noktalarından biri olan Keçi Burcu ve tarihi giriş kapılarından Mardin Kapı’yı görerek şehir içine ilerliyoruz. Burada her taşın, her duvarın farklı bir medeniyetin izini taşıdığını rehberimiz detaylarıyla aktarıyor.

    Şehir turumuzun devamında Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan Ulu Camii’yi ziyaret ediyoruz. İslam dünyasının önemli ibadet merkezlerinden biri kabul edilen bu yapı, farklı dönemlerin izlerini taşıyan mimarisiyle dikkat çekiyor. Ardından Dört Ayaklı Minare (Şeyh Mutahhar Camii)’yi görüyoruz. 1500 yılında Akkoyunlu Kasım Bey tarafından yaptırılan bu yapı, özgün mimarisi ve ayakta duran tek minare formuyla Diyarbakır’ın simgelerinden biridir.
    Diyarbakır gezimizi tamamladıktan sonra bu kadim şehirden ayrılıyor ve Midyat’a doğru yol alıyoruz. Akşam saatlerine doğru Midyat’a varışımızla birlikte, dizilere de konu olmuş tarihi Midyat Konukevi ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. Taş işçiliğinin en özel örneklerinden biri olan bu yapı, bölgenin Süryani kültürünü en iyi yansıtan noktalardan biridir.
    Ardından Süryani ustaların yüzyıllardır geliştirdiği Telkâri sanatı atölyesini ziyaret ediyoruz. Gümüş işçiliğinin en ince detaylarını görebileceğiniz bu atölyede alışveriş imkânı da bulunuyor.

    Sonrasında Tarihi Midyat Evleri arasında kısa bir yürüyüş ve serbest zaman veriyoruz. Taş sokaklar arasında dolaşırken bölgenin kültürel dokusu ve mimari estetiği kendini net bir şekilde hissettiriyor.

    Gezimizin ardından otelimize yerleşiyor ve akşam yemeğimizi alıyoruz.

     Kahvaltı: Otelde
     Öğle Yemeği: Diyarbakır’da (Ekstra)
     Akşam Yemeği: Otelde
     Konaklama: Midyat Otelleri



    Konaklama: Midyat Otelleri

  • 3. Gün
    DARA ANTİK KENTİ-MARDİN-ESKİ MARDİN-GAZİANTEP

    Sabah kahvaltısının ardından Mezopotamya’nın en sessiz ama en güçlü hikâyelerinden birine sahip olan Dara Antik Kenti ile güne başlıyoruz. Burası ilk bakışta bir ören yeri gibi görünse de, aslında toprağın altına kurulmuş bir Roma şehridir. Kaya içine oyulmuş mezarlar, dev su sarnıçları ve dar geçitler arasında gezerken rehberimizin en çok söylediği şey şudur: “Dara’yı anlamak için yukarıya değil, aşağıya bakmak gerekir.”

     
    ? Rehber Deneyimi: özellikle sarnıç bölümünde sessizlik dikkat çeker; çünkü burası anlatılmaktan çok hissedilen bir yerdir.
     
    Dara’dan ayrıldıktan sonra yönümüzü Mardin şehir merkezine çeviriyoruz. Şehre girişle birlikte ilk durağımız, Mezopotamya Ovası’na hâkim konumuyla Kasımiye Medresesi oluyor. Artuklular döneminde yapımına başlanıp Akkoyunlular döneminde tamamlanan bu yapı, sadece bir medrese değil; aynı zamanda hayat, ölüm ve zaman kavramlarının taşlara işlendiği bir düşünce merkezidir.
     
    ? Rehber Önerisi: burada mutlaka avlu kısmında kısa bir mola verin, çünkü manzara Mardin’in en güçlü panoramasıdır.
     
    Ardından Eski Mardin sokaklarına giriş yapıyoruz. Diyarbakır Kapı’dan başlayan yürüyüşümüz sırasında taş sokaklar arasında ilerlerken şehir adeta başka bir zamana açılır. Burada her adımda farklı bir ses, farklı bir kültür vardır.
     
    Yürüyüş boyunca gördüğümüz noktalar:
     
    ●Şeyh Çabuk Camii
    ●Mardin Protestan Kilisesi
    ●Latifiye Camii
    ●Sokulbar (İnekler Çarşısı)
    ●Bakırcılar Çarşısı
     
    ? Rehber Deneyimi: Eski Mardin’de gezmek değil, kaybolmak güzeldir. Çünkü sokaklar bilinmek için değil, yaşanmak için vardır.
     
    Sokak yürüyüşümüz sırasında Mardin’in en önemli yapılarından biri olan Mardin Ulu Camii’yi rehberimiz eşliğinde ziyaret ediyoruz. Tek minaresi, taş işçiliği ve tarihi tartışmalarıyla şehirde özel bir yere sahiptir. Burada rehberimizin anlattığı detaylardan biri dikkat çeker: Mardin’de birçok yapı, farklı dönemlerin üst üste binmiş hikâyesidir.
     
    Yürüyüşümüze devam ederken şehir içindeki en karakteristik mimari öğelerden biri olan Abbaralar karşımıza çıkıyor. Sokakları birbirine bağlayan bu taş tüneller, Mardin’in günlük yaşamının en ilginç parçalarından biridir.
    Hemen ardından bir dönem PTT binası olarak da kullanılan tarihi Şahtana Konağını görüyoruz. Taş mimarisi ve konak kültürüyle bölgenin eski yaşam tarzını yansıtan önemli yapılardan biridir.
    Sonrasında Şehidiye Camii’ne ulaşıyoruz. Burada Mezopotamya Ovası’na karşı verilen kısa mola, turun en sakin anlarından biri oluyor. Çaylarımızı içerken rehberimizin söylediği cümle aslında günün özeti gibidir:
    “Bazen bir manzara, bir şehri anlatmaya yeter.”
     
    ? Rehber Önerisi: burada fotoğraf için en iyi saat, güneşin ovaya doğru yavaş indiği andır.
     
    Günün sonunda rotamızı Gaziantep’e çeviriyoruz. Akşam saatlerinde şehre varıyor ve otelimize yerleşerek dinleniyoruz.

    Kahvaltı: Otelde
    Öğle Yemeği: Mardin’de (Ekstra)
    Akşam Yemeği: Otelde
    Konaklama: Gaziantep Otelleri



    Konaklama: Gaziantep Otelleri

  • 4. Gün
    GAZİANTEP-ADANA-İZMİR

    Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından Gaziantep’te turumuzun en özel duraklarından biri olan Zeugma Mozaik Müzesi ile güne başlıyoruz. Selevkoslar tarafından kurulan ve Roma döneminde “iki yakayı birleştiren şehir” olarak anılan Zeugma’nın, Birecik Barajı suları altında kalmasının ardından gün yüzüne çıkarılan mozaikleri burada sergilenmektedir. Özellikle dünyaca ünlü Çingene Kızı Mozaiği, müzenin en dikkat çeken parçasıdır.

    ● Rehber Deneyimi: burada en çok dikkat çeken şey detaylardır; küçük bir mozaik parçası bile binlerce yıllık bir hikâyeyi anlatır, rehberler genelde “burada sessizlik konuşur” der.

    Zeugma ziyaretimizin ardından Gaziantep şehir merkezine geçiyoruz ve bir tepeye kurulmuş olan Gaziantep Kalesi’ni panoramik olarak görüyoruz. Roma döneminde gözlem amaçlı kullanıldığı bilinen bu yapı, şehrin tarih boyunca stratejik önemini gösteren en güçlü simgelerden biridir.

    ● Rehber Önerisi: kale çevresi kısa fotoğraf molası için en iyi noktadır, özellikle şehir silüeti oldukça etkileyicidir.

    Sonrasında Gaziantep’in ruhunu hissettiren çarşılar bölgesine giriyoruz. Sedefçiler, Baharatçılar, Sebze Hali, Tarihi Paşa Hanı, Tahtani Camii, Uzun Çarşı, Tarihi Gümrük Hanı, Zincirli Bedesten, Kunduracılar Çarşısı ve Bakırcılar Çarşısı arasında yürüyerek şehrin günlük yaşamına karışıyoruz.
    Ardından 250 yıllık geçmişe sahip Almacı Pazarı’na ulaşıyoruz. Gaziantep’in en eski çarşılarından biri olan bu noktada yöresel ürünleri görme ve alışveriş yapma imkânı buluyoruz.

    Bir sonraki durağımız Tahmis Kahvesi. 17. yüzyıldan günümüze ulaşan bu tarihi mekânda menengiç kahvesi içerek kısa bir mola veriyoruz.

    ● Rehber Deneyimi: Tahmis Kahvesi sadece bir kahve noktası değil, Gaziantep kültürünün yavaşlatılmış halidir; burada zaman biraz daha ağır akar.

    Serbest zamanın ardından baklava ve Antep fıstığı alışverişlerimizi tamamlayarak Gaziantep Havalimanın'a doğru hareket ediyoruz.
    (8-11 Ekim Turumuz'un Dönüşü 22:40 İzmir Uçuşu ile Çukurova Havalimanın'dan Dönüş Sağlanacaktır.)

    Saat 22:55 SunExpress İzmir uçuşu ile dönüş yolculuğumuz gerçekleşiyor ve keyifli GAP turumuzu tamamlıyoruz.

    Kahvaltı: Otelde
    Öğle yemeği: Gaziantep’te (ekstra)
    Akşam yemeği: Gaziantep veya Adana’da (ekstra)
    Konaklama: Yok

  • Tur Notları
    İptal Şartları
    Vize Bilgileri
    2 Misafir, 1 Oda
    Yükleniyor
    Rezervasyon Bilgileri
    Fiyat Tablosu için

    Otellerde 3 gece konaklama
    Otelde açık büfe 3 sabah kahvaltısı
    Otelde açık büfe veya set menü 2 akşam yemeği
    Ekonomi sınıfı gidiş-dönüş uçak biletleri
    Lüks araçlar ile ulaşım (Kişi sayısına göre araç verilmektedir.)
    Programda belirtilen çevre gezileri
    Profesyonel rehberlik hizmeti
    Araç içi bardak su
    1618 nolu Turizm Kanununa göre Zorunlu Seyahat Sigortası

     

    Müze, Ören yeri, Milli park Giriş Ücretleri
    Öğle Yemekleri
    65 yaş ve üzeri yolcular için seyahat sağlık sigortası sürprim ücreti
    Şanlıurfa Sıra Gecesi Akşam Yemekli
    Halfeti Tekne Turu 
    Midyat Gece Turu 
    Midyat Reyhani Gecesi  

    Fiyat Tablosu

    TarihMüsaitlikİki Kişilik Odada
    Kişi Başı
    Tek KişiEk Yatak1. Çocuk
    15.10.2026Müsait21.999,00 TL27.999,00 TL21.999,00 TL0 - 2 Yaş Ücretsiz
    3 - 12 Yaş 16.999,00 TL
    22.10.2026Müsait21.999,00 TL27.999,00 TL21.999,00 TL0 - 2 Yaş Ücretsiz
    3 - 12 Yaş 16.999,00 TL
    29.10.2026Müsait21.999,00 TL27.999,00 TL21.999,00 TL0 - 2 Yaş Ücretsiz
    3 - 12 Yaş 16.999,00 TL
    12.11.2026Müsait21.999,00 TL27.999,00 TL21.999,00 TL0 - 2 Yaş Ücretsiz
    3 - 12 Yaş 16.999,00 TL
    18.11.2026Müsait24.999,00 TL30.999,00 TL24.999,00 TL0 - 2 Yaş Ücretsiz
    3 - 12 Yaş 19.999,00 TL

    Benzer Turlar

    Size özel seçilmiş diğer tur seçeneklerini keşfedin